Önsöz
Türkiye:Profil
Giriş
1.Genel
Uygulama Önlemleri
2.Çocuk Tanımı
3.Genel İlkeler
4.Medeni Hak Ve Özgürlükler
5.Aile Ortamı Ve Alternatif Bakım
6.Çocukların Temel Sağlık Ve Refahı
7.Eğitim, Boş Zaman Ve Kültürel Etkinlikler
8.Özel Koruma Önlemleri |
|
7.EĞİTİM,
BOŞ ZAMAN VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLER (Madde 28)
7.1.Türk Milli Eğitim Sistemi
7.1.1.Eğitim İlkeleri ve Amaçları
(Madde 29)
Türkiye insan kaynaklarının gelişimine büyük önem
vermektedir. Bu nedenle, eğitim Türkiye’nin en öncelikli
konularından biridir.
Anayasa’nın 42nci Maddesinde aşağıdaki hüküm yer almaktadır:
“Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla belirlenir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda,
çağdaş bilim ve eğitim yöntemlerine göre, Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu hükümlere
aykırı eğitim ve öğretim kurumları açılamaz.
Eğitim ve öğretim özgürlüğü bireyin Anayasaya bağlılık
yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek tüm vatandaşlar için zorunludur
ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu ilkeler,
Devlet okulları için belirlenen standartlara uygun
olarak, kanunla düzenlenir.
Eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına
ana dil olarak Türkçe dışında hiçbir dil öğretilemez.
Eğitim ve öğretim kurumlarında öğretilecek yabancı
diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların
tabi olacağı kurallar kanunla belirlenir. Uluslararası
anlaşma hükümleri saklıdır.”
Anayasa bu Madde ile ayırım gözetmeden ve çocuğun
yüksek yararına büyük önem vererek eğitim ve öğretim
hakkını güvence altına almıştır.
Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakları,
1739 Sayılı Temel Milli Eğitim Kanunu’nda kapsamlı
ve gerekli biçimde tanımlanmıştır.
1739 Sayılı Temel Milli Eğitim Kanunu’na göre:
“Türk Milli Eğitim Sisteminin genel amacı:
1.Türk ulusunun bireylerini Atatürk ilke ve devrimlerini
anlayan ve bu ilke ve devrimlere bağlı olan, Türk
ulusunun milli, manevi, insani ve kültürel değerlerine
inanan, bunları koruyan ve geliştiren; demokratik,
laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne
karşı görevlerinin bilincinde olan vatandaşlar olarak
eğitmektir.
2.Türk ulusunun her bireyini kişilik ve karakteri
güçlü, özgür ve bilimsel düşünme yeteneğine sahip,
insan haklarına saygılı, yapıcı, yaratıcı ve verimli
kişiler olarak eğitmektir.
3.Yetenek ve becerilerini geliştirerek hayata hazırlamaktır.
Amaç, Türk vatandaşlarının ve bir bütün olarak Türk
toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak, ulusal birlik
ve bütünlük ruhu içinde ekonomik, sosyal ve kültürel
gelişmeyi hızlandırmak ve Türk ulusunu çağdaş medeniyetin
saygın bir ortağı haline getirmektir.”
Türkiye’de okul, öğrenci, öğretmen ve öğretim görevlilerinin
sayısında önemli bir artış gözlenmektedir. 1998-1999
akademik yılı itibariyle, bu konu ile ilgili göstergeler
Tablo 1’de yer almaktadır.
TABLO 1: EĞİTİM AŞAMALARINA GÖRE OKUL, ÖĞRENCİ VE
ÖĞRETMEN SAYISI (1998 – 1999 Öğretim Yılı)
EĞİTİM AŞAMASIOKUL SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN
SAYISI
Okul öncesi7.976207.31911.825
Temel Öğretim44.5259.512.044316.991
Orta Öğretim5.7082.013.152139.664
Genel Yüksek Okul 2.6111.094.61670.936
Meslek ve Teknik Yüksek Okulu3.097918.54268.728
Toplam63.91713.745.673608.144
Yaygın Eğitim6.2082.935.92944.042
Toplam70.12516.681.602652.186
Türk hükümetlerinin tümü eğitimi gelişmenin temel
etkenlerinden biri olarak görmüş ve eğitimde en yüksek
kaliteyi sağlamak için her zaman büyük kaynak tahsis
etmişlerdir. Böylece eğitim alanında önemli gelişmeler
elde edilmiştir.
430 Sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu azınlıkların (Lozan
Barış Anlaşması’na göre, Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler)
eğitim faaliyetleri konusunda Lozan Anlaşması hükümlerini
içermektedir. Azınlıklar eğitim ve öğretimlerini kendi
dillerinde ve kendi kültürlerine uygun olarak yaparlar.
625 Sayılı Özel Eğitim Kanunu, Türk gerçek ve tüzel
kişileri tarafından kurulan okul öncesi, ilköğretim
ve ortaöğretim kurumlarınınyönetimi ile eğitim ve
öğretimin denetimi ve gözetimi hakkında hükümler içermektedir.
Özel Eğitim Kurumları Kanunu kapsamındaki okullarda
görevyapan öğretmenler ile öğrencilerin sayısı ve
türü 2, 3, 4 ve 5 Nolu Tablolarda verilmiştir.
TABLO 2: ÖZEL EĞİTİM OKULLARI (1998-1999 Öğretim Yılı)
OKUL TÜRÜEğitim Kurumlarının SayısıÖğrenci SayısıÖğretmen
Sayısı
Özel Türk Okulları1.583224.12219.793
Özel Azınlık Okulları844.614398
Özel Yabancı Okullar 308.477688
Özel Uluslararası Okullar4866121
Toplam1.701238.07921.000
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı (!998)
TABLO 3: ÖZEL EĞİTİM – ÖĞRETİM KURUMLARI
(1998-1999 Öğretim Yılı)
EĞİTİM AŞAMASIAŞAMA SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN SAYISI
Okul öncesi58715.1761.224
Temel Okul651164.1819.547
Toplam Yüksek Okul46658.72210.229
Genel Yüksek Okul44156.2199.970
Meslek ve Teknik Yüksek Okulu252.503259
Toplam2.170296.80131.229
Özel Derlikler1.759441.34815.575
Özel Kurslar2.6281.081.52117.597*
Genel Toplam6.5571.819.67064.401
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı (1998)
* Uzman – Usta öğretmen dahildir.
TABLO 4: ÖZEL AZINLIK OKULLARI (1998-1999 Öğretim
Yılı)
EĞİTİM AŞAMASIAŞAMA SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN SAYISI
Okul öncesi3654228
Temel Okul353.118206
Genel Yüksek Okul12938160
Meslek ve Teknik Yüksek Okulu1164
Toplam Yüksek Okul13954164
Genel Toplam844.164398
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı (1998)
TABLO 5: ÖZEL YABANCI OKULLAR (1998-1999 Öğretim Yılı)
EĞİTİM AŞAMASIAŞAMA SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN SAYISI
Okul öncesi31088
Temel Okul133.997111
Genel Yüksek Okul144.351561
Meslek ve Teknik Yüksek Okulu1218
Toplam Yüksek Okul154.372569
Genel Toplam318.477688
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı (1998)
Özel Eğitim Kurumları Kanunun’un 2nci Maddesinin ek
paragrafında, özel eğitim kurumlarının Türk Milli
Eğitim amaçlarına ve ilkelerine uygun olarak eğitimin
kalitesini yükseltecekleri hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 3üncü Maddesinde, kalkınmada öncelikli
yörelerde bu tür kurumların kurulması teşvik edilmektedir.
2841 Sayılı Kanun zorunlu temel eğitimi tamamlamış
veya okuma yazma bilmeyen vatandaşlar ile resmi ve
özel eğitim kurumlarını ve kuruluşlarını kapsamaktadır.
Bu Kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığı eğitim faaliyetlerinin
uygulanmasında ve eşgüdümünde “merkezi ve denetleyici
kurumdur”. Bakanlığın bu merkeziyetçi rolü modern
yönetim yaklaşımına uygun olarak illerde kurum ve
kuruluşlar tarafından paylaşılır.
Kamu kurumları okuma yazma bilmeyen çalışanlarına
okuma yazma kursları vermekle yükümlüdür.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Rehberlik Hizmetlerine
ilişkin 2201 Sayılı Yönetmelik, rehberlik ve araştırma
merkezleri ile öğrenci rehberlik hizmetleri bürolarının
kuruluş ve işleyişi ile ilgili ilkeleri düzenlemeyi
amaçlar. Rehber öğretmenlerin, öğrencinin uyum sorunlarına
yardımcı olmak ve mesleki yeteneklerini, becerilerini
ve zeka düzeylerini sınıflandırmak için eğitim bilimi
konusunda deneyimli olmaları gerekir.
1.Kamu Eğitim Kurumları
Kamu eğitimi, okul öncesi eğitimden yüksek öğretime
kadar tüm okulları kapsar. Türk eğitim sisteminde
dört aşama vardır:
- Okul Öncesi Eğitim
- Temel Eğitim
- Orta Öğretim
- Yüksek Öğretim
7.1.2.2. Okul Öncesi Eğitim
Çocuğun doğumundan başlayarak beş yaşını (60 ay) doldurmasına
kadar verilen eğitim okul öncesi eğitim olarak kabul
edilir.
Temel Milli Eğitim Kanunu’na göre, okul öncesi eğitimin
amaçlarışunlardır:
- Çocuğun bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini
sağlamak ve iyi alışkanlıklar edinmesine yardımcı
olmak;
- Çocuğu temel eğitime hazırlamak;
- Uygun koşulların bulunmadığı ailelerden ve ortamlardan
gelen çocuklara ortak eğitim fırsatı sağlamak;
- Çocukların Türk dilini doğru, etkili ve güzel biçimde
konuşmasını sağlamak.
Okul öncesi resmi eğitim ana sınıflarında, ana okullarında,
uygulamalı ana okullarında, özel Türk, yabancı ana
okullarında ve azınlık ana okullarında verilir.
Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği Milli Eğitim
Bakanlığı’na bağlı olan uygulamalı ana sınıflarını,
resmi ve özel ana okullarını ve ana sınıflarını kapsar.
Yönetmeliğin amacı belirtilen kurumların yönetimi
ve bunlar tarafından sunulan eğitim ile ilgili esasları
düzenlemektir.
Yönetmeliğin amacı ve kapsamı dikkate alındığında,
ÇHS’de öngörülen “çocuğun yüksek yararına”, “çocuğun
yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkına” ve “çocuğun
fikirlerine saygı gösterilmesi” esasına uygun olduğu
anlaşılır.
Türk Milli Eğitim Sistemine göre, kamu eğitiminin
önemli bir aşaması olan okul öncesi eğitime devam
etmek zorunlu değildir.
TABLO 6: OKUL ÖNCESİ EĞİTİM (1998-1999 Öğretim Yılı)
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARISINIF SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN
SAYISI
BAĞIMSIZ ANA OKULU18917.6831.134
ANA SINIFI (ilkokul ve liseler bünyesinde)6.795165.6638.536
UYGULAMALI ANA SINIFI (Kız Teknik Eğitim Okulları
bünyesinde)3648.610905
ANA SINIFI (Özel Okullar bünyesinde)4118726
ÖZEL ANA OKULU2196.173591
ÖZEL ANA SINIFI3689.0036.333
TOPLAM ANA OKULU40823.8561.725
TOPLAM ANA SINIFI7.568183.46310.100
GENEL TOPLAM*15.952414.63829.350
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı (1998) (s.10)
* Diğer kurumlar dahil değildir.
7.1.2.2 Temel Eğitim Kurumları
“Temel eğitim” 6-14 yaş arasındaki çocukların eğitim
süresini kapsar.
1982 yılında Milli Eğitim Konseyi’nin eğitim sistemini
daha verimli hale getirmek için aldığı kararlar sonucunda,
7 yaşında başlaması öngörülen bu süre 6 yaşına indirilmiştir.
Temel eğitim, bu sürenin ilk beş yılının zorunlu ilkokul
dönemi olarak ve ikinci üç yılının ortaokul dönemi
olarak düşünüldüğü biçimde sınıflandırılırdı. Ancak,
Türkiye’nin “Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı”nda
öngörüldüğü gibi, 1997 yılında zorunlu eğitim 4306
Sayılı Kanunla beş yıldan sekiz yıla çıkartılmıştır.
İlkokul eğitimi çok amaçlıdır. Görevi, hem yetişkinler
hem de çocuklar için akademik eğitim programı düzenlemektir.
Okuma yazma bilmeyen ve temel eğitimi tamamlayamamış
yetişkinler bu programlardan yararlanabilir.
Temel Eğitim ve Öğretim Kanunu’na göre, ilköğretim,
ulusal hedeflere uygun olarak, tüm Türk vatandaşlarının
bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimine ve eğitimine
katkıda bulunan temel eğitim ve öğretimdir.İlköğretim
temel eğitim kurumlarında verilmektedir. Temel eğitim
devlet okullarında parasızdır. Zorunlu temel eğitim
süresi, 6 – 14 yaş grubundaki çocukları kapsar.
Milli Eğitim Bakanlığıİlköğretim Kurumları Yönetmeliği,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı gündüz ve yatılı resmi
ve özel temel eğitim kurumlarının (ilkokullar, orta
okullar) kuruluşu, görevleri ve işleyişi ile ilgili
esasları belirler, sınıf geçme, sınav ve eğitim kurumlarına
devam konularıyla ilgili esasları içerir. Bu yönetmelik
1739 Sayılı Temel Milli Eğitim Kanunu’nun ruhuna uygundur.
TABLO 7:İLKOKULLAR (1998-1999 Öğretim Yılı)
AŞAMALARA GÖREİLKOKULLAROKUL SAYISIÖĞRENCİ SAYISIÖĞRETMEN
SAYISI
İLKOKULLAR44.5259.512.044316.991
YATILI BÖLGEİLKOKULLARI17184.6983.387
TOPLAM44.6969.596.7423.130.378
“2000 Yılında Eğitimin Çağdaşlaşması” projesi, 4306
Sayılı Kanunla birlikte yürürlüğe girmiştir. Bu proje
ile 2000 – 2001 öğretim yılında aşağıdaki hedeflere
ulaşılacaktır:
- 2000 yılına kadar sınıf mevcudu 30 öğrenciye indirilecektir;
- uygun bir ortamın, yeterli ulaşım ağlarının bulunmadığı
veya güvenlik sorunlarının söz konusu olduğu kırsal
bölgelerde yaşayan öğrencilere, ayrıca öğlen yemeğinin
de verildiği merkezi okullar aracılığıyla, daha etkin
biçimde kaliteli eğitim sunulacaktır;
- uygun veya güvenli bir ortamın ve ulaşım olanaklarının
bulunmadığı kırsal bölgelerde yaşayan çocuklara yatılı
bölge temel eğitim kurumlarında veya lojmanlı temel
eğitim kurumlarında eğitim verilecek ve öğrencilerin
tüm giderleri karşılanacaktır;
- yoksul öğrencilere, ihtiyaçlarına göre, üniforma,
okul çantası, ders kitabı ve defter temin edilecektir;
- temel eğitim kurumlarında bilgisayar laboratuarları
kurulacak ve bu laboratuarlarda bilgisayar destekli
eğitim yaklaşımı ile diğer ders konularına çalışmanın
yanı sıra öğrencilere bilgisayar dersi de öğretilecektir;
- öğrencilere en az bir yabancı dil öğretilecektir;
- okullar daha çağdaş ekipmanlarla donatılacaktır;
- akılcı ve bilimsel bir yaklaşımla, bireylerin “öğrenmelerine
ve öğrenme yollarını araştırmalarına” olanak sağlanarak
“öğrenen bir toplum” yaratılacaktır;
- çocukların zihinsel yeteneklerinin yanı sıra bedensel
gelişimlerini sağlayacak gerekli altyapı oluşturulacaktır.
Yukarıda anılan hedeflere ulaşmak için:
- 1997 yılında 12.103 dersliğin ve 1998 yılında 21.620
dersliğin inşaatı tamamlanmıştır.
- 1998 yılı sonuna kadar, 61 yatılı bölge ilköğretim
okulunun ve lojmanlı 26 ilkokulun hizmete girmesiyle,
38.900 öğrenciye daha yatılı okullarda eğitim olanağı
sağlanmıştır.
- 521.784 öğrenciye ücretsiz ulaşım olanakları ve
öğlen yemeği temin edilmiş ve ayrıca bu öğrencilerin
kırtasiye ve okul üniforması giderleri devlet bütçesinden
karşılanmıştır.
- Dünya Bankası ile imzalanan kredi anlaşması paralelinde,
“Temel Eğitim Programı” aracılığıyla eğitimin kalitesi
artırılacaktır.
- Yabancı dil öğrenimi 4’den 8’e kadar olan sınıflarda
okuyan öğrenciler için zorunludur; bu öğrenciler için
ikinci yabancı dil tercihe bağlıdır.
- Ders kitapları ve eğitim programı, öğrenci odaklı
eğitime göre düzenlenmiştir.
- Kırsal kesimde temel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran
kız öğrenci sayısı 1997-1998 öğretim yılında yüzde
39 oranında artmıştır. Tüm kız öğrencilerin okula
devam etmesini sağlamak için, yatılı kız bölge ilkokullarının
sayısı birden dokuza çıkarılmıştır.
7.1.2.3. Orta Öğretim Kurumları
Orta öğretim kurumlarında, sekiz yıllık temel eğitimden
sonra, en az üç yıl genel, mesleki ve teknik eğitim
verilir. Orta öğretimin amacı, öğrencilere ortak bir
genel kültür vermek ve öğrencileri yetenekleri ve
becerileri doğrultusunda yüksek öğretime ve iş yaşamına
hazırlamaktır.
TABLO 8: ORTA ÖĞRETİM EĞİTİMİNDE SAYISAL GELİŞMELER
1994 – 19951998 – 1999
Öğrenci Sayısı (bin)Okullaşma Oranı (yüzde)Öğrenci
Sayısı (bin)Okullaşma Oranı (yüzde)
ORTA ÖĞRETİM2.263.39648.22.013.15254.7
GENEL LİSE1.313.89227.21.094.61030.8
MESLEKİ VE TEKNİK OKULLAR949.50421.0918.54223.9
Kaynak: Devlet Planlama Teşkilatı, “Yedinci Beş Yıllık
Kalkınma Planı”, 1998, s. 24.
Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Tablo 8’de yer
alan oranları 2001 yılında toplam yüzde 75’e çıkarmayı
hedeflemektedir. Bu toplamda, genel liselerin oranının
yüzde 40.5’e, mesleki ve teknik okul oranının yüzde
34.5’e uluşması öngörülmektedir. Hedeflerin gerçekleşmesi
durumunda, genel liselerle mesleki ve teknik okullar
arasındaki oran birbirine yakın olacaktır.
7.1.2.4. Yüksek Öğretim Kurumları
Temel eğitimden sonra en az iki yıl yüksek öğretim
veren eğitim kurumları yüksek öğretim kurumları olarak
anılır.
Üniversiteler iki yıllık lisans, dört yıllık lisans
ve lisans üstü eğitim vermek üzere kurulmuştur.
Yüksek öğretimin amacı, bireyleri insani ilgileri
olacak, yetenek ve becerilerini en iyi biçimde geliştirecekşekilde
yetiştirmektir.
2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu yüksek öğretim kurumlarını,
yüksek okulları, bunlara bağlı birimleri ve bu kurumlarla
ilgili faaliyetleri ve esasları kapsar. Bu Kanun’un
amacı, yüksek öğretimle ilgili amaçları ve ilkeleri
belirlemek, eğitim, öğretim, araştırma, yayın, öğretim
elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile tüm yüksek
okulların ve yüksek öğretim kurumlarının kuruluşu,
işleyişi, görevleri, yetkileri ve yükümlülükleri ile
ilgili esasları tesbit etmektir.
Türkiye’de üniversitelerin ulusal araştırma ve geliştirmeye
katkısı, ortalama rakam olan yüzde % 50’yi geçerek
yüzde 69’a ulaşmıştır.
2.Yaygın Eğitim
Yaygın eğitim Temel Milli Eğitim Kanunu’nun bağımsız
bir parçasını oluşturur.
Türkiye’de yaygın ve mesleki eğitim, okul dışında
kalmış vasıfsız gençlere yirmibirinci yüzyılın gereklerini
karşılayacakşekilde meslek eğitimi verir.
Türkiye’de yaygın eğitimden birinci derecede sorumlu
merci, aşağıda listelenen bağlı kurumlar ve merkezler
aracılığıyla yaygın eğitim hizmetleri veren “Milli
Eğitim Bakanlığı Çıkarlık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü”dür:
- Kız Pratik Sanat Okulları
- Olgunlaşma Enstitüleri (meslek teknik enstitülerinin
üst düzeyde devamı niteliğindedir)
- Endüstri Pratik Sanat Okulları
- Meslek Eğitim Merkezleri
- Yetişkinler için Teknik Eğitim Merkezleri
- Halk Eğitim Merkezleri
- Çıraklık Eğitim Merkezleri
- Özel Kurslar
- Özel Derslikler
- Uygulamalı Eğitim Enstitüleri (Özel Eğitim)
- Meslek Okulları (Özel Eğitim)
- Meslek Eğitim Merkezleri (Özel Eğitim)
Türkiye’de Özel eğitim biçimleri ÇHS’nin, her çocuğun
eğitim hakkının yerine getirilmesini amaçlayan 28/3üncü
Maddesine uygundur.
Türkiye’de yaygın meslek eğitiminin üç önemli amacı
vardır:
1. Okula devam edecek yaşda olup da, tam gün veya
yarım gün okul dışında olan gençlerin vasıfsız işçi
olarak kaderlerine terkedilmesini önlemek;
2. Bu gençlere yeni teknolojileri uygulamayı, bir
meslek edinmeyi ve yaşam boyu gelişme ve ilerleme
sağlamayı öğretmek;
3. Ev kadınlarının bilgi ve beceri edinmelerini sağlamak.
3.Özel Eğitim Kurumları ve Azınlık Okulları
625 Sayılı Kanun’un Anayasının 42nci Maddesine uygun
olarak yürülüğe konan ekleri ve bu Kanun’da yapılan
değişikliklerle ve ayrıca bununla ilgili olarak yürürlüğe
konan yönetmelik ve yönergelerle özel eğitim kurumlarına
yasal dayanak sağlanmıştır. Devletin denetimi ve gözetimi
altında eğitim hizmeti veren özel eğitim kurumları
faaliyetlerini aşağıdakişekilde sürdürmektedir:
- Özel Türk Okulları
- Özel Azınlık Okulları
- Özel Yabancı Okullar
- Özel Uluslararası Okullar
Özel azınlık okulları, Türkiye’de azınlık grupları
(Lozan Barış Anlaşması’na göre, Rumlar, Ermeniler
ve Yahudiler) tarafından açılan özel okullardır. Rumlar,
Ermeniler ve Yahudiler tarafından kurulmuş olan birçok
ana okulu, ilkokul, orta okul ve yüksek okul eğitim
vermeye devam etmektedir.
625 Sayılı Kanun’un 40ıncı Maddesinde, “ (Azınlıklar)
masraflarını kendileri karşılamak koşuluyla, her türlü
yardım derneği, dini ve sosyal enstitü, her türlü
okul ile benzer eğitim ve öğretim kurumlarının kurulmasında,
yönetiminde ve gözetiminde eşit haklara sahip olacaklar,
kendi dillerini kullanmakta ve dini törenlerini yapmakta
serbest olacaklardır” ifadesi yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 41inci Maddesinde, “Müslüman olmayan
vatandaşların ikamet ettiği illerde bu Türk vatandaşlarının
çocuklarının kendi ilkokullarında ve kendi ana dillerinde
eğitim görmelerini sağlamak için, genel (kamu) eğitimde
Türk Hükümeti tarafından uygun koşullar sağlanacaktır.
Bu hüküm Türk Hükümeti tarafından ilgili okullarda
zorunlu olarak Türkçe dilinin öğretilmesini engellemeyecektir”
denilmektedir.
4.Çevre Eğitimi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56ncı Maddesine
göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak
hakkına sahiptir.Doğal çevreyi geliştirmek ve çevre
kirlenmesini önlemek Devlet ve vatandaşların görevidir.”
Vatandaşların çevre sorunlarına karşı daha duyarlı
olmalarını ve bu sorunların çözümüne aktif olarak
katılmalarını sağlamak için, 16.11.1993 tarihinde
Milli Eğitim Bakanlığı ile Çevre Bakanlığı arasında
bir protokol imzalanmıştır.
1.Boş Zamanı Değerlendirme ve Sosyal Etkinlikler (Madde
31)
Boş zamanları değerlendirme ve sosyal etkinlikler
konusunda görevli devlet kurumları aşağıda belirtilmiştir:
- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
- Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğü
- Milli Eğitim Bakanlığı
- Kültür Bakanlığı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 58inci Maddesine
göre, “Devlet, gençleri alkol ve uyuşturucu bağımlılığından,
suçişlemekten, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan
ve cehaletten korumak için gerekli önlemleri alır.”
Çocuğun boş zaman etkinliklerine katılması, öz-güven
ve dürüstlüğün geliştirilmesi açısından genel eğitimi
destekleyen önemli bir etkendir.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü beden eğitimi, jimnastik
ve spor faaliyetleri düzenlemekle ve gençlerin kötü
alışkanlıklardan korunması için gerekli önlemleri
almakla görevlidir.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından aşağıda
belirtilen faaliyetler düzenlenir:
* Gençlik Merkezleri: Sosyal ve kültürel etkinlikler
ile spor etkinlikleri düzenlemek amacıyla 79 Gençlik
Merkezi açılmıştır. Bu merkezlere üye olanların sayısı
70 bin civarındadır.
* Gençlik Kampları: Bu kamplarla amaçlanan, gençlerin
dinlenmesine ve çalışma dışındaki etkinliklere katılmasına,
yaratıcı, üretken ve sosyal açıdan sağlıklı olmasına
yardımcı olmaktır.
* Sosyo-Kültürel Etkinlikler: Her yıl üniversiteler,
gençlik merkezleri, dernekler, kurum ve kuruluşlar
arasında müzik ve dans yarışmaları düzenlenmektedir.
* Gençlik Festivalleri: Gençlerin kültürel ve sanatsal
etkinliklerini sergilemesi amacıyla her yıl her ilde
gençlik festivalleri düzenlenmektedir. Bu festivallere
çok sayıda genç katılmaktadır.
* Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri: Gençler kişisel,
ekonomik ve istihdam sorunlarıyla karşı karşıyadır.
Gençlerin bu sorunlarla daha iyi başa çıkmasına yardımcı
olmak için, okullarda ve sosyal refah merkezlerinde
rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır.
Her yıl üniversiteye giriş sınavları sırasında, öğrencilere
bu tür hizmetleri sunabilmek bürolar açılmaktadır.
*Gençlik Haftası: Bakanlar Kurulu’nun 83/6394 Sayılı
kararıyla, her yıl 15-21 Mayıs tarihleri arasındaki
hafta Gençlik Haftası olarak kutlanmaktadır. Gençlik
Haftası çerçevesinde tüm ülkede çeşitli etkinlikler
düzenlenmektedir.
Bu etkinlikler 0-18 yaş grubundaki engelli, çalışan,
suçlu, suistimal edilmiş ve ihmal edilmiş çocukları
kapsayacakşekilde düzenlenmektedir.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü,
0-18 yaş grubunda olup, mahkemelerce korunmasına karar
verilen veya engelli olan yaklaşık 20 bin çocuğa yatılı
bakım hizmeti temin etmektedir.
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Kanunu, korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aileler,
çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve diğer bireylere sosyal
hizmet teminine ilişkin ilkeleri ve usulleri belirlemektedir.
Bu alanda aşağıda belirtilen kurumlar faaliyet göstermektedir:
1. Çocuk Yuvaları: Bunlar 0-12 yaş arasındaki çocukların
ve gerektiğinde 12 yaşından büyük kız çocukların bedensel,
eğitsel ve psiko-sosyal gelişimlerinin sağlanması
konusunda yetkili ve sorumlu olan yatılı sosyal hizmet
kurumlarıdır.
2. Yetiştirme Yurtları: Bunlar korunmaya muhtaç 13-18
yaşları arasındaki çocukların korunması ve bakımı
ile kendilerine iş ve eğitim olanağı temin edilmesi
konusunda yetkili ve sorumlu olan yatılı sosyal hizmet
kunrumlarıdır.
3. Gündüz Bakım Merkezleri: Bunlar, 0-6 yaş grubundaki
çocukların bakımı, bedensel ve psikolojik sağlıklarının
korunması ve geliştirilmesi, gerekli değerleri ve
alışkanlıkları kazanmalarına yardımcı olunması amacıyla
kurulmuş olan ve ücret karşılığında hizmet veren,
yatılı olmayan sosyal hizmet kurumlarıdır.
4. Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri: Bunlar bedensel,
zihinsel ve psikolojik yetersizlikleri nedeniyle normal
yaşamşartlarına uyum sağlayamayanların sorunlarını
çözümlemek ve bu kişilerin toplumda kendi kendine
yeterli hale gelmeleri için gerekli becerileri kazanmalarına
yardımcı olmak veya bu becerileri kazanamayanlara
sürekli bakım hizmeti vermek için kurulmuş olan sosyal
hizmet kurumlarıdır.
5. Çocuk ve Gençlik Merkezleri: Bunlar, anne baba
ile çatışma, hastalık, yoksulluk, terk edilme, ihmal
ve kötü alışkanlıklar nedeniyle sosyal tehlikelere
açık olan sokak çocuklarına geçici olarak rehabilitasyon
hizmeti vermek ve bu çocukların yeniden topluma kazandırılmasını
sağlamak üzere kurulmuş, gündüz ve yatılı sosyal hizmet
kurumlarıdır.
6. Aile Danışmanlık ve Rehabilitasyon Merkezleri:
Bunlar aile içindeki uyumu desteklemek, özürlü çocukları
okul eğitimine hazırlamak ve kendi kendine yeterli
hale getirmek için özürlü çocuklara ve ailelerine
hizmet veren ve yatılı olmayan sosyal hizmet kurumlarıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Boş Zaman Kavramı
Temel Milli Eğitim Kanunu’nda boş zaman etkinlikleri
“yaygın eğitim”in bir parçası olarak kabul edilmektedir.
Boş zaman etkinliklerinin amacı, bu Kanunun 6ncı Maddesinde
boş zamanları en iyi biçimde değerlendirme alışkanlığının
kazanılmasını sağlamak olarak tanımlanmaktadır.
İl ve Orta Okullar, Liseler ve Dengi Okulların Öğretim
Çalışmalarına ilişkin 2410 Sayılı Yönetmelik, ilk
ve orta okullarda, yüksek okullarda ve dengi resmi
ve özel okullarda tören, toplantı, sosyal, kültürel,
sportif ve başka türde öğretim çalışmaları düzenleme
ve uygulama görevini Milli Eğitim Bakanlığına vermiştir.
Her öğrenci ilke olarak en az bir öğretim dalına devam
eder.
Öğrencilerin ders saatleri sırasında ve ders sonrasındaki
eğitim ve öğretim etkinlikleri birleştirici ve tamamlayıcı
bir yöntemle planlanır ve gerçekleştirilir.
2.Kültürel Etkinlikler
1.Güzel Sanatlarla ilgili Etkinlikler
Devlet güzel sanatlar galerileri güzel sanatlarla
ilgilenen devlet okulu öğrencilerine bazı olanaklar
sunmaktadır.
11 Kasım 1983 tarihinde kurulmuş olan Devlet Operası
Çocuk Korosu 15 Kasım 1990 tarihli protokolle Kültür
Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlanmış
olup, faaliyetlerini 1990 yılından bu yana Devlet
Çocuk Korosu olarak sürdürmektedir. Devlet Çocuk Korosu
300 çocuktan oluşmaktadır ve kurulduğundan bu yana
yaklaşık 1500 çocuğa eğitim vermiştir. Çocuk Korosu
1988 yılında bir çocuk operası sahnelemiş ve o tarihten
bu yana bir çok opera eserinde görev almıştır. Birçok
televizyon programı ve konser düzenlemiş ve hem Türkiye’de
hem de yurtdışında turnelere çıkmıştır.
Kültür Bakanlığına bağlı üç sanat müzesi ve 44 Devlet
Güzel Sanatlar Galerisi vardır.
Devlet Güzel Sanatlar Galerilerinde 16-18, 12-16 ve
5-12 yaş grubundaki çocuklar için güzel sanatlar konusunda
kurslar düzenlenmektedir.
5-16 yaş grubundaki çocuklar için sanat yarışmaları
düzenlenmektedir. Çocuklar tarafından yapılan sanat
çalışmaları teşvik edilmektedir. Bu yarışmalarda başarılı
olan çocuklara ödüller verilmektedir. Yetenekli çocuklar
yurtdışında eğitim görmek üzere özel devlet burslarından
yararlanmaktadırlar.
2.Kütüphane Hizmetleri
Halk kütüphanesi hizmetlerinde uygulanan ilkeler,
ücretsiz ve ayırım gözetmeden hizmet verme esasları
açısından ÇHS’ye uygundur.
Halk ve Çocuk Kütüphanelerine ilişkin Yönetmeliğin
9uncu Maddesine göre, “16 yaşından küçük çocukların
kendi istekleriyle bilgilerini geliştirmelerine yardımcı
olmak amacıyla, halk kütüphenelerinde çocuklara ait
bölümler açılır.” Halk Kütüphanelerine bağlı Çocuk
Kütüphaneleri farklı binalarda kurulmuş olup, sayıları
1998 yılında 1.343’e ulaşmıştır. Halk Kütüphanelerinde
çocuk kitaplarına köşe ayrılmaktadır.
Halk ve Çocuk Kütüphaneleri Yönetmeliğinde, halk kütüphanelerinin
çocuk bölümlerinde bilgilendirici film ve çocuk programları
izlettirilmesi, hikaye,şiir, monolog saatleri ve çocuk
oyunları düzenlenmesi öngörülmektedir.
Halk ve çocuk kütüphanelerinde düzenlenecek bu kültürel
etkinlikler “Kütüphanelerde Düzenlenecek Eğitim ve
Kültür Faaliyetlerine ilişkin Yönetmelikte” belirtilmektedir.
Kırsal bölgelerde yaşayan çocuklara ve yetişkinlere
gezici kütüphanelerle kütüphane hizmetleri sunulmaktadır.
Tüm ülke genelinde hizmet veren gezici kütüphane sayısı
1995 sonu itibariyle 73’dür.
Bazı halk kütüphanelerinde okul öncesi bölümleri de
bulunmaktadır. Bu bölümler okul öncesi çocukların
ihtiyaçlarına ve ilgi alanlarına uygun olarak döşenmiştir.
Bu bölümlerde resimli kitapların yanı sıra, televizyon
ve video gibi görsel-işitsel malzemeler ve çocukların
zihinsel gelişimine yardımcı olan (lego, satranç,
araba, bebek, kukla, vb. gibi) oyuncaklar bulunmaktadır.
Çocuklara daha fazla okuma olanağı sağlamak için,
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü
ile imzalanmış olan protokole uygun olarak, gençlik
kampları, tatil köyleri, hastanelerin çocuk bölümleri,
eğitim kurumları ve çocuk yurtları için kalıcı koleksiyonlarla
hizmet verilmektedir.
Görme bozuklukları olan çocuklara kütüphanelerin “konuşan
kütüphane” bölümlerinde hizmet verilmektedir.
3.Tarihi Eserler ve Müzeler
Türkiye’de çocuklar sınıf arkadaşlarıyla veya aileleriyle
müzeleri ücretsiz olarak gezebilmektedir. Bunun yanı
sıra, müze görevlileri okulları ziyaret ederek, müzeler
ve tarihi eserler hakkında bilgi vermekte ve slayt
gösterileri düzenlemektedir.
Son yıllarda, çocukların dikkatini tarihi eserlere
ve müzelere çekebilmek için yeni yöntemler geliştirilmiştir.
İstanbul ve Antalya Arkeoloji Müzeleri’nde çocuk bölümleri
açılmıştır. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde
de bir çocuk bölümü açılacaktır.
4.Sinema Filmleri
Sinema, Video Filmleri ve Müzik Eserleri Kanunu’na
ve Sinema, Video Filmleri ve Müzik Eserleri Denetim
Yönetmeliği’nin 12nci Maddesine göre, 16 yaşından
küçük çocuklara, bedensel ve zihinsel sağlıklarını
ve gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek film ve
sinema filmi gösterilmesi ve müzik eseri sahnelenmesi
yasaktır. Bu tür filmlerin, video filmlerinin ve müzik
eserlerinin tanıtımı ile ilgili afiş, fotoğraf ve
duyurularda bu hükmün yer alması gerekmektedir.
5.Halk Kütüphaneleri Tarafından Yürütülen Araştırma
ve Geliştirme Çalışmaları
20096 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kararnameye
göre:
- Çocuk oyunları derlenmekte ve yayınlanmaktadır;
- Çocuk oyunları ile ilgili video filmler hazırlanmaktadır;
- Hikayeler derlenmekte ve yayınlanmaktadır;
- “Karagöz ve Hacivat” gibi geleneksel kukla tiyatrosu
kişiliklerini ve genelde kukla tiyatrosunu tanıtmak
amacıyla çocuklar için tiyatro festivalleri düzenlenmektedir.
Bu festival 1993 yılından bu yana, her iki yılda bir
uluslararası düzeyde yapılmaktadır.
6.Devlet Tiyatroları, Opera ve Balesi
1309 Sayılı Kanunla kurulmuş olan Devlet Opera ve
Balesi Genel Müdürlüğü Kültür Bakanlığına bağlı olup,
kamu hukuku hükümlerine göre bir genel müdür tarafından
temsil edilmekte ve yönetilmektedir.
Kültür Bakanlığı bünyesinde ilk çocuk balesi kursu
1971 yılında faaliyete başlamıştır. Bu kursların faydalarından
biri de yetenekli çocukların Devlet Konservatuarı
sınavlarına hazırlanmalarına yardımcı olmasıdır.
Devlet Tiyatroları tarafından her yıl çocuk oyunları
sahnelenmektedir.
3.Kültürel Eğitim
Kültürel eğitimin amaçları ilgili Kararnamenin 2 ve
25inci Maddelerinde belirtilmektedir. Bu Kararnamede
doğrudan çocukların gelişimini ve eğitimini ilgilendiren
hükümler bulunmamakla birlikte, kültürün oluşturulması
ve yaygınlaştırılması gibi genel faaliyetlerle ilgili
hükümlerde çocuklara gönderme yapılmaktadır.
Kültürel değerlerin korunması konusunda duyarlılık
yaratmak amacıyla, kültür etkinlikleri çerçevesinde,
ilk, orta ve dengi okullar arasında yarışmalar ve
konferanslar düzenlenmektedir. Bu faaliyetler sonucunda,
yaklaşık 10 bin öğrenci yarışma ve konferanslara katılmıştır.
Ülke genelinde ilkokul, lise ve dengi okul öğrencileri
arasında sanat, şiir ve deneme yazma yarışmaları düzenlenmektedir.
|