Önsöz
Türkiye:Profil
Giriş
1.Genel
Uygulama Önlemleri
2.Çocuk Tanımı
3.Genel İlkeler
4.Medeni Hak Ve Özgürlükler
5.Aile Ortamı Ve Alternatif Bakım
6.Çocukların Temel Sağlık Ve Refahı
7.Eğitim, Boş Zaman Ve Kültürel Etkinlikler
8.Özel Koruma Önlemleri |
|
4.
MEDENİ HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER
1.İsim ve Vatandaşlık (Madde 7)
ÇHS’nin çocukların temel hak ve özgürlükleriyle ilgili
bölümünde belirtilen haklar Anayasa’nın 66ncı Maddesinde
de tekrarlanmaktadır. Türk Anayasası’nda öngörülen
hak ve özgürlükler ÇHS şartlarına uygundur.
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes
Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı
babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla
düzenlenir.
Vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır
ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde
bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere
karşı yargı yolu kapatılamaz.”
Vatandaşlık Kanunu 1-18inci Maddelerinde vatandaşlığın
‘jus soli’ ve ‘jus sanguinis’ ilkelerine dayanılarak
kazanılmasını ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kanun Türk ana babadan, Türk ana ve yabancı babadan
ve Türk baba ve yabancı anadan olan çocukların vatandaşlık
haklarını düzenlemektedir. Türk vatandaşlığını kazanma
hakkı Türkiye’de doğan ve doğumla ana babalarının
vatandaşlığını kazanmayan yabancı çocuklar ile ana
veya babanın vatansız olması nedeniyle vatandaşlık
hakkı kazanamayan ‘heimatlos’ çocuklara da tanınmaktadır.
Türkiye sınırları içinde bulunan ve ana babası bilinmeyen
çocuklara da Türk vatandaşlık hakları tanınmaktadır.
Medeni Kanun’un 264(3)üncü Maddesinde ana babalığı
düzenleyen hükümlere uygun olarak çocuklara ana babaları
tarafından isim verilmektedir. Medeni Kanun’un 259uncu
Maddesinde “Meşru çocuklar babalarının adlarını taşırlar
ve babalarının vatandaşlık haklarını kazanırlar” ifadesi
yer almaktadır.
311(1)inci Madde kapsamında, evlilik dışında doğan
ve annenin velayetinde olan çocuklar annenin adını
taşır, annenin vatandaşlığını kazanır ve anne ve akrabalarına
karşı meşru çocuklara tanınan her türlü hak ve görevi
kazanırlar.
312nci Madde baba ile hısımlığı babalık davası sonucunda
verilen kararla belirlenen çocukların baba adını taşıyacağı
ve babanın vatandaşlığını kazanacağı hükmünü içermektedir.
ÇHS’de ele alınan çocukların vatandaşlık hakları Türk
mevzuatında tümüyle hükme bağlanmıştır.
Anne babası bilinmeyen çocukları bulanların çocuğu
Devlete teslim etmesini öngören Medeni Kanun’un 39uncu
Maddesi uyarınca tüm doğumlar bir ay içinde nüfus
dairelerine bildirilmektedir. Nüfus Sicil Daireleri
ile ilgili 1587 sayılı Kanun’un 5, 7 ve 16ncı Maddeleri
sicil kayıtları ile ilgili bazı mevzuat hükümlerini
uygulamaya koymuştur. 15 Kasım 1984 tarih, 3080 sayılı
Kanun’la yapılan değişiklikler 1 ve 2nci geçici maddelerde
çocukların nüfusa kaydedilmesinden sorumlu kişi ve
kurumların kapsamını genişletmektedir.
Vatandaşlıkla ilgili hususların sicile kaydedilmesinden
sorumlu olanlar söz konusu Kanun’un 5inci Maddesi
uyarınca tüm doğum, evlenme, boşanma, ölüm, kayıp,
nesep tashihi, tanıma ve evlat edinme işlemlerini
rapor etmek zorundadırlar.
İlgilişahısların doğum belgeleri ve onaylı kimlik
belgeleri posta ile teslim edildiğinde beyan usulüne
uygun olarak yapılmış sayılır.
7nci Madde uyarınca sağlık kurumları ve doktorlar
kendi kontrolları altındaki tüm doğum ve ölümlerle
ilgili rapor hazırlamak ve bu raporları ilgili başvuru
sahiplerine göndermek zorundadırlar.
Tüm çocukların doğum belgeleri gönderildikleri nüfus
memurluklarınca saklanır.
16ncı Maddeye göre, doğumlar doğumdan sonra bir ay
içinde baba tarafından, veya babanın yokluğunda, hastalığında
veya yasaklı olması durumunda, vasi veya kayyım tarafından
iki tanığın imzası ile rapor edilir.
Doğum evlerinde, ceza evlerinde, hapishanelerde, gemilerde,
trenlerde ve uçaklardaki doğumların rapor edilmesi
zorunludur. Nüfus sicili ile ilgili bu sıkı önlemlere
rağmen, kırsal alanlarda hala nüfusa kayıtlı olmayan
çok sayıda çocuk vardır.
Temel Milli Eğitim Kanunu’nun 49uncu Maddesi uyarınca,
kimlik belgesi olmayan ve nüfus memurluklarına kayıtlı
olmayan çocukların tesbit edilmesinden muhtar ve ihtiyar
heyeti sorumludur.
2.Kimliğin Korunması (Madde 8)
Anayasa’nın 12nci Maddesine göre “Herkes dokunulmaz
ve devredilemez temel hak ve özgürlüklere sahiptir”
ve “temel hak ve özgürlükler, kişinin topluma, ailesine
ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da
içerir.”
Türk Medeni Kanunu 23’den 34’e kadar olan Maddelerinde
kişiliğin korunması ile ilgili düzenlemeleri içermektedir.
23üncü Maddeye göre, “Medeni haklardan kısmen de olsa
vazgeçilemeyeceği gibi, kökeni insan olan biyolojik
maddenin ilgilişahısların onayı ile vücuttan alınması,
aşılanması ve nakli istisna olmak kaydıyla, bu haklar
hukuka ve genel ahlak bilimine aykırı olarak kısıtlanamaz.
Madde 24(a)’da dava açma hakkı ve 25inci Maddede ismi
koruma hakkı tanınmaktadır.
Bu nedenle, Türk mevzuatı ÇHS ile uyumludur.
3.Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü (Madde
13)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 25 ve 26ncı Maddelerde
söz ve düşünce özgürlüğünü güvence altına almaktadır.
25inci Maddeye göre, “Herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne
sahiptir” ve “Her ne sebep ve amaçla olursa olsun
kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz;
düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamaz ve suçlanamaz.”
Anayasa’nın 26ncı Maddesi aşağıda belirtildiği gibidir:
“Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya
başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama
ve yayma hakkına sahiptir. Bu hak resmi makamların
müdahalesi olmaksızın bilgi ve fikir almak ya da vermek
özgürlüğünü de kapsar. Bu hüküm radyo, televizyon,
sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu özgürlüklerin kullanılması, suçların önlenmesi,
suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce
belirtelmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının
itibar ve haklarının, özel ve aile hayatlarının veya
kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya
yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi
amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncenin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış
olan herhangi bir dil kullanılamaz. Bu hükme aykırı
yazılı veya basılı belgeler, plâklar, ses ve görüntü
bantları ile diğer anlatım araçları usulüne göre verilmiş
hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunanhallerde
kanunla yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır.
Toplatma kararını veren merci bu kararını yirmi dört
saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı
üç gün içinde karara bağlar.
Bilgi ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasını
düzenleyen hükümler, bunların yayımını engellememek
kaydıyla, bilgi ve düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün
sınırlaması sayılmaz.”
Anayasa’da belirtilen ifade ve düşünce özgürlüğüne
ilişkin kısıtlamalar Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi’ne
uygundur.
4.Uygun Bilgilere Erişim (Madde 17)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası basın ve yayım özgürlüğü
ile ilgili hükümler başlığı altında 28inci Maddede
basın özgürlüğünü hükme bağlamıştır. Bu Maddeye göre,
basın özgürdür ve sansür edilemez.
1117 Sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu
onsekiz yaşından küçüklerin ahlakını olumsuz yönde
etkileyebilecek süreli ve süresiz yayınlarla ilgili
kısıtlamalar getirmekte ve cezai hükümler içermektedir.
Radyo ve Televizyon Kurumlarının Kurulması ve Yayınları
ile ilgili 3984 Sayılı Kanun’da yayın ilkelerini kapsayan
2nci Bölümün 4(m) Maddesi küçüklerin bedensel, zihinsel,
ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek
yayınların engellenmesi ile ilgilidir.
Küçükler için zararlı olabilecek sinema ve video filmleri
ile müzik eserlerinin denetimini kapsayan 12nci Maddede
“16 yaşından küçükler için, uygun olmayan sinema ve
video filmlerin yayınına ve bu tür müzik eserlerinin
icrasına izin verilmez” hükmü yer almaktadır.
Aynı Maddede, bu film ve eserlerin duyurulması için
kullanılan afiş, fotoğraf ve el ilanlarında, sinema
ve video filmlerin jeneriğinde bu alt yaş sınırının
açık bir biçimde teşhir edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Radyo ve Televizyonda Reklam ve Yayın Kuralları veİlkelerine
ilişkin Yönetmeliğin 5(9)uncu Maddesinde çocukların
kendilerinin doğrudan kullanmayacağı ürün ve hizmetler
için ticari mesaj iletmekte kullanılamayacağı, bedensel
ve psikolojik büyüme ve gelişimlerine zarar vermesi
olası unsurlar içeren reklamlarda rol alamayacakları
belirtilmektedir. Bu Maddenin bir diğer hükmünde çocukların
yetişkin dil, davranış, giysi, makyaj ve görünümünü
kullanarak reklamlarda rol alamayacakları belirtilmektedir.
Bu Yönetmeliğin 10uncu Maddesi çocukları hedef alan
reklamlarla ilgilidir. Bunlar 15 yaşından küçüklere
yönelik olan ve çocuklar tarafından tüketilecek ürün
ve hizmetleri kapsayan reklamlar olarak tanımlanmaktadır.
Çocukları hedef alan veya içinde çocukların kullanıldığı
reklamlar çocukların bedensel, duygusal, zihinsel
ve sosyal gelişimi üzerinde olumsuz etki yapabilecek
unsurlar içeremez.
Aynı Yönetmeliğin 18(c) Maddesinde yer alan, reklamlarla
ilgili yol gösterici ilkelerde, haber bültenlerinin,
güncel programların ve çocuk saatlerinin süresinin
30 dakikayı geçmemesi durumunda, bunların reklamlarla
kesilemeyeceği belirtilmekte ve 18(d) Maddesinde reklamlara
ayrılan sürenin bir saatlik yayın süresinde altı dakikayı
geçemeyeceği ve haber bültenlerinde, dini programlarda
ve çocuk programlarında alt yazı, logo veya çerçeve
içinde reklam yayınlanamayacağı ifade edilmektedir.
Türkiye çocukların korunması konusunda önemli yenilikler
getiren Radyo ve Televizyon İstasyonlarının Kurulması
ve Yayınlarına ilişkin Kanunu 4 Kasım 1993 tarihinde
onaylamıştır.
5.Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü
(Madde 14)
“İfade Özgürlüğü” başlıklı 4.3.üncü bölümde de belirtildiği
gibi, Anayasa’nın 24, 25 ve 26ncı Maddeleri temel
kişisel haklar olan düşünce, vicdan ve inanç özgürlükleri
ile ilgilidir ve Medeni Kanun’un 265inci Maddesinde
çocukların mesleki eğitimlerinin ana babalarının yönetimi
ve denetimi altında olduğu ve ana babaların çocuklarının
gücünü, yeteneklerini ve isteklerini mümkün olduğunca
dikkate aldıkları belirtilmektedir.
Anayasa’nın 24(4)üncü Maddesinde din ve ahlak eğitiminin
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı, din
kültürü ve ahlak öğretiminin ilk ve ortaöğretim kurumlarında
okutulan zorunlu dersler arasında yer alacağı ve bunun
dışındaki din eğitiminin ancak kişilerin kendi isteği
ve küçüklerin kanuni temsilcilerinin talebi üzerine
yapılacağı belirtilmektedir.
Temel Milli Eğitim Kanunu’nun 12nci Maddesine göre,
Türk milli eğitim sisteminin yol gösterici ilkesi
laikliktir.
6.Dernek Kurma ve Barışçıl Toplantı
Özgürlüğü (Madde 15)
Anayasa’nın 33üncü Maddesi herkesin önceden izin almaksızın
dernek kurma hakkına sahip olduğunu ve hiç kimsenin
bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağını
belirtmektedir.
2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 4üncü Maddesi medeni
haklarını kullanma ehliyetine sahip 18 yaşını doldurmuş
herkesin önceden izin almaksızın dernek kurabileceğini
belirtmektedir.
2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 16/1inci Maddesi
onsekiz yaşını doldurmuş olan ve hukuki ehliyete sahip
olan herkesin derneklere üye olabileceğini belirtmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34(1)inci Maddesi,
ÇHS’nin 15inci Maddesi ile uyumlu biçimde, herkesin
önceden izin almadan, toplantı düzenleme hakkına sahip
olduğu ifadesine yer vererek toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkını içermektedir. Anayasa'n’n 34(2)nci
Maddesinde "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil,şart ve
usuller kanunda gösterilir” ifadesi yer almaktadır.
Dernekler Kanunu’nun 2nci Maddesi 18 yaşını doldurmuş
olan ve hukuki ehliyete sahip olan kişilerin izin
almadan dernek kurabileceğini teyid etmektedir. Ancak,
devlete ait ve özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim
gören öğrenciler onsekiz yaşlarını doldurmuş olsalar
bile dernek kurucusu olamazlar.
7.Özel Hayatın Gizliliğinin Korunması
(Madde 16)
Herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini
isteme hakkına sahip olduğunu belirten Anayasa’nın
20nci Maddesi ÇHS’nin 16ncı Maddesi ile uyumludur.
Anayasa’nın 21inci Maddesi konut dokunulmazlığı ile
ilgilidir. Kanunda açıkça belirtilen durumlarda hakim
kararı olmadıkça, ilgili tüm makamlar bu hakka saygı
göstermek zorundadırlar.
Türk Ceza Kanunu’nun 193, 195, 196, 197, 480, 481
ve 482nci Maddeleri özel hayatın dokunulmazlığının
sağlanması için koruyucu önlemler içermektedir.
8.İşkenceye,İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı
Muameleye veya Cezaya Tabi Tutulmama Hakkı (Madde
37/a)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17nci Maddesine
göre, herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma
ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar
ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz. Birey kendi rızası olmadan bilimsel veya
tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence yapılamaz
ve kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya
veya muameleye tabi tutulamaz.
Anayasa’nın 19uncu Maddesi herkesin özgürlük ve güvenlik
hakkına sahip olduğunu belirtmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 53(1)inci Maddesine göre, suç
işlediği zaman 11 yaşını doldurmamış olan çocuklar
hakkında kovuşturma yapılamaz veya bu çocuklara ceza
verilemez; bir yıl veya daha fazla hapis cezası gerektiren
hafif bir suç işledikleri takdirde Devlet ceza veya
tutuk evlerine konamazlar, ana babalarına veya kayyımlarına
teslim edilirler. Aynı Kanun’un 54üncü Maddesinde
suç işlediği zaman 11 ile 15 yaş arasında olanların
idrak gücünden ve muhakeme yeteneğinden yoksun olmaları
durumunda 53üncü Maddeye tabi olacakları belirtilmektedir.
Ancak, işlediği fiilin suç olduğunu bilerek hareket
etmiş olan çocuklar cezada indirim yapılarak cezalandırılarlar.
|