ARŞİV
 
 

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
Ulusal İlk Rapor
Türkiye-1999
Ankara

Önsöz

Türkiye:Profil

Giriş

1.Genel Uygulama Önlemleri

2.Çocuk Tanımı

3.Genel İlkeler

4.Medeni Hak Ve Özgürlükler

5.Aile Ortamı Ve Alternatif Bakım

6.Çocukların Temel Sağlık Ve Refahı

7.Eğitim, Boş Zaman Ve Kültürel Etkinlikler

8.Özel Koruma Önlemleri

 

4. MEDENİ HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER

1.İsim ve Vatandaşlık (Madde 7)

ÇHS’nin çocukların temel hak ve özgürlükleriyle ilgili bölümünde belirtilen haklar Anayasa’nın 66ncı Maddesinde de tekrarlanmaktadır. Türk Anayasası’nda öngörülen hak ve özgürlükler ÇHS şartlarına uygundur.
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”
Vatandaşlık Kanunu 1-18inci Maddelerinde vatandaşlığın ‘jus soli’ ve ‘jus sanguinis’ ilkelerine dayanılarak kazanılmasını ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kanun Türk ana babadan, Türk ana ve yabancı babadan ve Türk baba ve yabancı anadan olan çocukların vatandaşlık haklarını düzenlemektedir. Türk vatandaşlığını kazanma hakkı Türkiye’de doğan ve doğumla ana babalarının vatandaşlığını kazanmayan yabancı çocuklar ile ana veya babanın vatansız olması nedeniyle vatandaşlık hakkı kazanamayan ‘heimatlos’ çocuklara da tanınmaktadır.
Türkiye sınırları içinde bulunan ve ana babası bilinmeyen çocuklara da Türk vatandaşlık hakları tanınmaktadır.
Medeni Kanun’un 264(3)üncü Maddesinde ana babalığı düzenleyen hükümlere uygun olarak çocuklara ana babaları tarafından isim verilmektedir. Medeni Kanun’un 259uncu Maddesinde “Meşru çocuklar babalarının adlarını taşırlar ve babalarının vatandaşlık haklarını kazanırlar” ifadesi yer almaktadır.
311(1)inci Madde kapsamında, evlilik dışında doğan ve annenin velayetinde olan çocuklar annenin adını taşır, annenin vatandaşlığını kazanır ve anne ve akrabalarına karşı meşru çocuklara tanınan her türlü hak ve görevi kazanırlar.
312nci Madde baba ile hısımlığı babalık davası sonucunda verilen kararla belirlenen çocukların baba adını taşıyacağı ve babanın vatandaşlığını kazanacağı hükmünü içermektedir.
ÇHS’de ele alınan çocukların vatandaşlık hakları Türk mevzuatında tümüyle hükme bağlanmıştır.
Anne babası bilinmeyen çocukları bulanların çocuğu Devlete teslim etmesini öngören Medeni Kanun’un 39uncu Maddesi uyarınca tüm doğumlar bir ay içinde nüfus dairelerine bildirilmektedir. Nüfus Sicil Daireleri ile ilgili 1587 sayılı Kanun’un 5, 7 ve 16ncı Maddeleri sicil kayıtları ile ilgili bazı mevzuat hükümlerini uygulamaya koymuştur. 15 Kasım 1984 tarih, 3080 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler 1 ve 2nci geçici maddelerde çocukların nüfusa kaydedilmesinden sorumlu kişi ve kurumların kapsamını genişletmektedir.
Vatandaşlıkla ilgili hususların sicile kaydedilmesinden sorumlu olanlar söz konusu Kanun’un 5inci Maddesi uyarınca tüm doğum, evlenme, boşanma, ölüm, kayıp, nesep tashihi, tanıma ve evlat edinme işlemlerini rapor etmek zorundadırlar.
İlgilişahısların doğum belgeleri ve onaylı kimlik belgeleri posta ile teslim edildiğinde beyan usulüne uygun olarak yapılmış sayılır.
7nci Madde uyarınca sağlık kurumları ve doktorlar kendi kontrolları altındaki tüm doğum ve ölümlerle ilgili rapor hazırlamak ve bu raporları ilgili başvuru sahiplerine göndermek zorundadırlar.
Tüm çocukların doğum belgeleri gönderildikleri nüfus memurluklarınca saklanır.
16ncı Maddeye göre, doğumlar doğumdan sonra bir ay içinde baba tarafından, veya babanın yokluğunda, hastalığında veya yasaklı olması durumunda, vasi veya kayyım tarafından iki tanığın imzası ile rapor edilir.
Doğum evlerinde, ceza evlerinde, hapishanelerde, gemilerde, trenlerde ve uçaklardaki doğumların rapor edilmesi zorunludur. Nüfus sicili ile ilgili bu sıkı önlemlere rağmen, kırsal alanlarda hala nüfusa kayıtlı olmayan çok sayıda çocuk vardır.
Temel Milli Eğitim Kanunu’nun 49uncu Maddesi uyarınca, kimlik belgesi olmayan ve nüfus memurluklarına kayıtlı olmayan çocukların tesbit edilmesinden muhtar ve ihtiyar heyeti sorumludur.

2.Kimliğin Korunması (Madde 8)

Anayasa’nın 12nci Maddesine göre “Herkes dokunulmaz ve devredilemez temel hak ve özgürlüklere sahiptir” ve “temel hak ve özgürlükler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir.”
Türk Medeni Kanunu 23’den 34’e kadar olan Maddelerinde kişiliğin korunması ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. 23üncü Maddeye göre, “Medeni haklardan kısmen de olsa vazgeçilemeyeceği gibi, kökeni insan olan biyolojik maddenin ilgilişahısların onayı ile vücuttan alınması, aşılanması ve nakli istisna olmak kaydıyla, bu haklar hukuka ve genel ahlak bilimine aykırı olarak kısıtlanamaz.
Madde 24(a)’da dava açma hakkı ve 25inci Maddede ismi koruma hakkı tanınmaktadır.
Bu nedenle, Türk mevzuatı ÇHS ile uyumludur.

3.Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü (Madde 13)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 25 ve 26ncı Maddelerde söz ve düşünce özgürlüğünü güvence altına almaktadır.
25inci Maddeye göre, “Herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir” ve “Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamaz ve suçlanamaz.”
Anayasa’nın 26ncı Maddesi aşağıda belirtildiği gibidir: “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hak resmi makamların müdahalesi olmaksızın bilgi ve fikir almak ya da vermek özgürlüğünü de kapsar. Bu hüküm radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu özgürlüklerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtelmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının itibar ve haklarının, özel ve aile hayatlarının veya kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncenin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanılamaz. Bu hükme aykırı yazılı veya basılı belgeler, plâklar, ses ve görüntü bantları ile diğer anlatım araçları usulüne göre verilmiş hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunanhallerde kanunla yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma kararını veren merci bu kararını yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün içinde karara bağlar.
Bilgi ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasını düzenleyen hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, bilgi ve düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün sınırlaması sayılmaz.”
Anayasa’da belirtilen ifade ve düşünce özgürlüğüne ilişkin kısıtlamalar Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygundur.

4.Uygun Bilgilere Erişim (Madde 17)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası basın ve yayım özgürlüğü ile ilgili hükümler başlığı altında 28inci Maddede basın özgürlüğünü hükme bağlamıştır. Bu Maddeye göre, basın özgürdür ve sansür edilemez.
1117 Sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu onsekiz yaşından küçüklerin ahlakını olumsuz yönde etkileyebilecek süreli ve süresiz yayınlarla ilgili kısıtlamalar getirmekte ve cezai hükümler içermektedir.
Radyo ve Televizyon Kurumlarının Kurulması ve Yayınları ile ilgili 3984 Sayılı Kanun’da yayın ilkelerini kapsayan 2nci Bölümün 4(m) Maddesi küçüklerin bedensel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek yayınların engellenmesi ile ilgilidir.
Küçükler için zararlı olabilecek sinema ve video filmleri ile müzik eserlerinin denetimini kapsayan 12nci Maddede “16 yaşından küçükler için, uygun olmayan sinema ve video filmlerin yayınına ve bu tür müzik eserlerinin icrasına izin verilmez” hükmü yer almaktadır.
Aynı Maddede, bu film ve eserlerin duyurulması için kullanılan afiş, fotoğraf ve el ilanlarında, sinema ve video filmlerin jeneriğinde bu alt yaş sınırının açık bir biçimde teşhir edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Radyo ve Televizyonda Reklam ve Yayın Kuralları veİlkelerine ilişkin Yönetmeliğin 5(9)uncu Maddesinde çocukların kendilerinin doğrudan kullanmayacağı ürün ve hizmetler için ticari mesaj iletmekte kullanılamayacağı, bedensel ve psikolojik büyüme ve gelişimlerine zarar vermesi olası unsurlar içeren reklamlarda rol alamayacakları belirtilmektedir. Bu Maddenin bir diğer hükmünde çocukların yetişkin dil, davranış, giysi, makyaj ve görünümünü kullanarak reklamlarda rol alamayacakları belirtilmektedir.
Bu Yönetmeliğin 10uncu Maddesi çocukları hedef alan reklamlarla ilgilidir. Bunlar 15 yaşından küçüklere yönelik olan ve çocuklar tarafından tüketilecek ürün ve hizmetleri kapsayan reklamlar olarak tanımlanmaktadır. Çocukları hedef alan veya içinde çocukların kullanıldığı reklamlar çocukların bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde olumsuz etki yapabilecek unsurlar içeremez.
Aynı Yönetmeliğin 18(c) Maddesinde yer alan, reklamlarla ilgili yol gösterici ilkelerde, haber bültenlerinin, güncel programların ve çocuk saatlerinin süresinin 30 dakikayı geçmemesi durumunda, bunların reklamlarla kesilemeyeceği belirtilmekte ve 18(d) Maddesinde reklamlara ayrılan sürenin bir saatlik yayın süresinde altı dakikayı geçemeyeceği ve haber bültenlerinde, dini programlarda ve çocuk programlarında alt yazı, logo veya çerçeve içinde reklam yayınlanamayacağı ifade edilmektedir.
Türkiye çocukların korunması konusunda önemli yenilikler getiren Radyo ve Televizyon İstasyonlarının Kurulması ve Yayınlarına ilişkin Kanunu 4 Kasım 1993 tarihinde onaylamıştır.

5.Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü (Madde 14)

“İfade Özgürlüğü” başlıklı 4.3.üncü bölümde de belirtildiği gibi, Anayasa’nın 24, 25 ve 26ncı Maddeleri temel kişisel haklar olan düşünce, vicdan ve inanç özgürlükleri ile ilgilidir ve Medeni Kanun’un 265inci Maddesinde çocukların mesleki eğitimlerinin ana babalarının yönetimi ve denetimi altında olduğu ve ana babaların çocuklarının gücünü, yeteneklerini ve isteklerini mümkün olduğunca dikkate aldıkları belirtilmektedir.
Anayasa’nın 24(4)üncü Maddesinde din ve ahlak eğitiminin Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı, din kültürü ve ahlak öğretiminin ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alacağı ve bunun dışındaki din eğitiminin ancak kişilerin kendi isteği ve küçüklerin kanuni temsilcilerinin talebi üzerine yapılacağı belirtilmektedir.
Temel Milli Eğitim Kanunu’nun 12nci Maddesine göre, Türk milli eğitim sisteminin yol gösterici ilkesi laikliktir.

6.Dernek Kurma ve Barışçıl Toplantı Özgürlüğü (Madde 15)

Anayasa’nın 33üncü Maddesi herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahip olduğunu ve hiç kimsenin bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağını belirtmektedir.
2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 4üncü Maddesi medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip 18 yaşını doldurmuş herkesin önceden izin almaksızın dernek kurabileceğini belirtmektedir.
2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 16/1inci Maddesi onsekiz yaşını doldurmuş olan ve hukuki ehliyete sahip olan herkesin derneklere üye olabileceğini belirtmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34(1)inci Maddesi, ÇHS’nin 15inci Maddesi ile uyumlu biçimde, herkesin önceden izin almadan, toplantı düzenleme hakkına sahip olduğu ifadesine yer vererek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını içermektedir. Anayasa'n’n 34(2)nci Maddesinde "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil,şart ve usuller kanunda gösterilir” ifadesi yer almaktadır.
Dernekler Kanunu’nun 2nci Maddesi 18 yaşını doldurmuş olan ve hukuki ehliyete sahip olan kişilerin izin almadan dernek kurabileceğini teyid etmektedir. Ancak, devlete ait ve özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler onsekiz yaşlarını doldurmuş olsalar bile dernek kurucusu olamazlar.

7.Özel Hayatın Gizliliğinin Korunması (Madde 16)

Herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu belirten Anayasa’nın 20nci Maddesi ÇHS’nin 16ncı Maddesi ile uyumludur.
Anayasa’nın 21inci Maddesi konut dokunulmazlığı ile ilgilidir. Kanunda açıkça belirtilen durumlarda hakim kararı olmadıkça, ilgili tüm makamlar bu hakka saygı göstermek zorundadırlar.
Türk Ceza Kanunu’nun 193, 195, 196, 197, 480, 481 ve 482nci Maddeleri özel hayatın dokunulmazlığının sağlanması için koruyucu önlemler içermektedir.

8.İşkenceye,İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muameleye veya Cezaya Tabi Tutulmama Hakkı (Madde 37/a)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17nci Maddesine göre, herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Birey kendi rızası olmadan bilimsel veya tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence yapılamaz ve kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
Anayasa’nın 19uncu Maddesi herkesin özgürlük ve güvenlik hakkına sahip olduğunu belirtmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 53(1)inci Maddesine göre, suç işlediği zaman 11 yaşını doldurmamış olan çocuklar hakkında kovuşturma yapılamaz veya bu çocuklara ceza verilemez; bir yıl veya daha fazla hapis cezası gerektiren hafif bir suç işledikleri takdirde Devlet ceza veya tutuk evlerine konamazlar, ana babalarına veya kayyımlarına teslim edilirler. Aynı Kanun’un 54üncü Maddesinde suç işlediği zaman 11 ile 15 yaş arasında olanların idrak gücünden ve muhakeme yeteneğinden yoksun olmaları durumunda 53üncü Maddeye tabi olacakları belirtilmektedir. Ancak, işlediği fiilin suç olduğunu bilerek hareket etmiş olan çocuklar cezada indirim yapılarak cezalandırılarlar.

 
 
 

 

 

GÜNDEMDEKİ PROJE

"Mustafa Demircioğlu Yaşam Okulu" Projesi

Derneğimizin MUSTAFA DEMİRCİOĞLU YAŞAM OKULU projesi, Çatalca Çakılköyünde Bulunan 27.000 metre kare arazi üzerinde 7.000 metre kare kullanım alanı olan...


 

 

KİTAP

Umut Çocukları
Derleyen: Müjde BİRDER

Umut çocuk ve gençlerinin kendi şiir ve resimlerinden oluşan kitabı okudunuz mu ? Bu kitabın bütün gelirleri Umut Çocukları Derneği’ne bırakılmıştır. D&R Satış Mağazalarında .

 

   

   

     
     

  Sokak Çocuğu Kimdir ?  

 

Sokakta Çalışan Ve Yaşayan Çocuklar Üzerine Araştırma

Umut Çocukları Yaz Kampı Deneyimleri

Sokakta Yaşayan Çocuklara Yönelik Koruyucu, Önleyici ve Rehabilite Edici Hizmet Modeli

 

 

Eğitim Hakkı Ve Okula Gidemeyen Çocuklar Sempozyumu Bildirisi

Yoksulluk Ve Sokak Çocuklar ( Yoksulluk Sempozyumu Bildirisi )

 
     

 

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Ulusal İlk Rapor Türkiye 1999 Ankara

Sokak Çocukları Sorunu Konusunda Alınabilecek Önlemler

 

 

B.M. Çocuk Hakları Sözleşmesi

 

 

Çocuk Koruma Kanunu

 

  Sık kullanılanlara ekle!


E-Posta : info@umutcocuklari.org.tr
Tel : +90 (212) 297 49 11 Fax : + 90 (212) 251 25 38
Adres : Kalyoncukulluk Cad.No:23 Kat:1 Tarlabaşı istanbul / TURKEY

 

Copyright © 2005 Umut Çocukları Derneği

 

Tasarım Ve Uygulama : www.pekel.name