Önsöz
Türkiye:Profil
Giriş
1.Genel
Uygulama Önlemleri
2.Çocuk Tanımı
3.Genel İlkeler
4.Medeni Hak Ve Özgürlükler
5.Aile Ortamı Ve Alternatif Bakım
6.Çocukların Temel Sağlık Ve Refahı
7.Eğitim, Boş Zaman Ve Kültürel Etkinlikler
8.Özel Koruma Önlemleri |
|
3.
GENEL İLKELER
1.Ayırım Gözetmeme (Madde 2)
Anayasa’nın 10uncu Maddesinde eşitliğin devredilemez
bir insan hakkı olduğu belirtilmektedir. Bu Maddeye
göre, “Herkes dil,ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde
kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek
zorundadırlar.
Türk mevzuatı Anayasa’nın eşitlikçi felsefesi ile
yönetilmektedir.
Medeni Kanun’un 8inci Maddesinde “Herkes medeni haklardan
yararlanır ve bu nedenle herkes yasalara uygun olarak
borç altına girme ve varlık edinme konusunda eşit
haklara sahiptir” ifadesi yer almaktadır.
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Kanunu’nun 4(d) Maddesinde “Sosyal hizmet temininde
sınıf,ırk, din, mezhep veya bölge farkı dikkate alınmaz”
ifadesine yer verilerek eşitlik ilkesi tekrarlanmaktadır.
Türkiye Kızılay Derneği Ana Sözleşmesi’nde eşitlik
ilkesinin Kızılay’ın yol gösterici ilkelerinden biri
olduğu belirtilmektedir. Ana sözleşme’nin 2(2)nci
Maddesinde “…Kızılhaç felsefesinin temel dayanakları
olan insancılık ve eşitlik ilkelerinin öğretilerine
uygun hareket edecektir” ifadesi yer almaktadır.
Anayasa Medeni Kanun’da ve çocuklarla ilgili mevzuatta
yer alan eşitlik ilkesini vurgulayarak ayırımcılığı
yasaklamaktadır. Bu nedenle, ÇHS’de desteklenen ayırımcılığın
yasaklanması ilkesi Türk kanunlarıyla da uyumludur.
2.Çocuğun Yüksek Menfaatleri (Madde
3)
Çocuğun yüksek menfaati Türk Anayasası’nın bazı hükümleri
ile güvence altına alınmıştır.
Anayasa’nın 42(2)nci Maddesinde “Devlet çocukları
korumak ve bunun için gerekli kurumları kurmak için
uygun önlemleri alacaktır” ifadesi yer almaktadır.
42(7)nci Maddede “Devlet maddi imkanlardan yoksun
başarılı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri
amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları
yapar” denilmektedir.
50(2)nci Maddede “Küçükler ve kadınlar ile bedeni
ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından
özel olarak korunurlar” ifadesi yer almaktadır.
56(3)üncü Maddede “Devlet, herkesin hayatını, beden
ve ruh sağlığı yerinde olarak sürdürmesini sağlamak,
işgücü ve malzeme açısından tasarruf ve verimi artırarak,
işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını
tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler” ifadesi
yer almaktadır.
Çocukların temel çıkarları Anayasa’nın yanı sıra diğer
bazı kanunlarda da dikkate alınmıştır: Medeni Kanun’un
273 ve daha sonraki Maddeleri; aynı Kanun’un 53, 54,
414, 415, 416, 423, 430, 435, 436, 445, 446, 473(I),
474, 476, 478, 545, 550 ve 574(2)nci Maddeleri; Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 12(2)nci Maddesi; Polis
Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun 11(b) ve 12(3)üncü
Maddeleri; Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu’nun
1, 2(1), 4(2) ve 4(3)üncü Maddeleri.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun
“Genelİlkeler” başlıklı bölümünde 4(c) Maddesinde
“Sosyal hizmet programlarının uygulanmasında çocuklara,
özürlülere ve korunmaya muhtaç kişilere öncelik tanınacaktır”
ifadesi yer almaktadır. Kurumun görevlerinin ayrıntılı
biçimde belirtildiği 9(b) Maddesi “Kurum yardıma ihtiyacı
olan çocukları, özürlüleri ve yaşlıları bulmak, 3üncü
Maddede tanımlanan sosyal hizmet tesislerini 4üncü
Maddeye uygun olarak kurmak ve işletmek ve koruma
altına alınan kişilerin rehabilitasyonunu sağlamakla
sorumludur” ifadesine yer vererek çocukların başlıca
menfaatlerinin dikkate alındığını teyid etmektedir.
Kurumun “… çalışan anne babaların ve yurtdışında çalışanların
çocuklarının bakımı için elinde bulunan olanaklar
ölçüsünde tesis kuracağı” ifadesinin yer aldığı 9(c)
Maddesinde de çocukların temel menfaatlerine değinilmektedir.
Çocuk Mahkemeleri Kanunu’nun 8inci
Maddesinde çocuklar için uygulanacak önlemlerle ilgili
olarak aşağıdaki hüküm yer almaktadır: “suçun işlendiği
yerdeki mahkeme veya çocuğun menfaatleri açısından,
çocuğun ailesinin veya çocuğun birlikte ikamet ettiği
kişilerin bulunduğu yerdeki mahkeme tarafından 10uncu
Maddede belirtilen önlemler alınır.”
Benzerşekilde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Kanunu’nun 21 ve 22nci Maddeleri ile Çocuk
Mahkemeleri Kanunu’nun 10uncu Maddesinde güvenliği
tehlikede olan çocukları korumak için uygun tüm önlemlerin
alınacağı belirtilmektedir.
Bu nedenle, Türk hukukunda çocukların menfaatlerine
büyük önem verildiği ve korunmalarının genel ilke
olarak benimsendiği söylenebilir. Türk mevzuatı ÇHS
ile uyumludur.
3.Yaşama, Hayatta Kalma ve Gelişme
Hakkı (Madde 6)
Anayasa’nın 17(1)inci Maddesi herkes yaşama, madde
ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir
ifadesine yer vermekte ve 19(1)inci Maddesi herkesin
bireysel olarak özgürlük ve güvenlik hakkına sahip
olduğunu tekrarlamaktadır. Bu ifade vatandaşların,
yabancıların, çocukların ve yetişkinlerin yaşama haklarının
aynı biçimde güvence altında olduğu anlamına gelmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 453üncü Maddesi (kendi prestijini
korumak için) evlilik dışı doğan çocuğunu öldüren
annelerin dört ile sekiz yıl arasında hapis cezası
ile cezalandırılmasını öngörmektedir. Bu Madde evlilik
sonucunda veya evlilik dışında doğma arasında seçim
yapabilecek konumda olmayan bebeklerin yaşama hakkını
korumayı amaçlamaktadır. Ancak, bu Maddede öngörülen
ceza yeterince caydırıcı değildir. Bu nedenle, ÇHS’nin
6ncı Maddesinde öngörülen amaç açısından cezanın artırılması
uygun olacaktır.
4.Çocuğun Görüşünün Dikkate Alınması
(Madde 12)
Anayasa’nın 25 ve 26ncı Maddeleri herkesin düşünce
ve kanaat özgürlüğüne sahip olduğunu ifade etmektedir.
Hiç kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz
veya düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamaz ve
suçlanamaz.
Türk Medeni Kanunu ailenin çocuğun görüşünü almasını
bekler. Kanun’un 265inci Maddesi ana babaların çocuklarının
mesleki eğitim almasını sağlamalarını ve çocuklarının
gücünü, yeteneklerini ve tercihlerini mümkün olduğunca
dikkate almalarını hükme bağlamıştır. 254üncü Maddede
idrak gücüne sahip bir kişinin isteği dışında evlat
edinilemeyeceği belirtilmektedir.
Çocuklar üzerinde vesayet ve kayyımlık haklarının
kullanılması ile ilgili bazı durumlarda mahkemeler
148(1) ve 274(2)nci Maddeler kapsamında çok geniş
takdir yetkisine sahiptir. Medeni Kanun yasanın mahkemenin
takdir yetkisine bıraktığı konularda yargıcın eşitlik
ve adalet ilkelerine göre karar vermesini öngörerek
takdir yetkisini 4üncü Madde kapsamında düzenlemiştir.
Bu hüküm yargıcın takdir yetkisini kullanırken çocukların
görüşlerini almasına izin vermektedir
|